KALECİK KARASI HİTİTLER’İN DE GÖZDESİ MİYDİ?

 

Arkeoloji, daha çok zamana direnebilen malzemelerle üretilmiş objelerden yola çıkarak geçmişimizi aydınlatabiliyor. Zamana yenik düşen, çoğunlukla organik malzemeler kullanılarak üretilen yapıtların ancak parmakla sayılabilecek kadarının zaman yolculuğundan galip çıkarak bizlere varlıklarını gösterebildiğini düşününce, geçmişte ortaya konmuş pek çok değerin farkında bile olmadığımızın bilincine varıyoruz. Bu sebeple Kalecik Karası üzümünün Hititler’in gözdesi olduğunu somut kanıtlarla ortaya koyma şansımız şimdiye kadar olmadı, bundan sonra olmama olasılığı da kuvvetli. Ama Hititler’in hükümranlığındaki bölgenin sınırlarını, şarap yapımı konusundaki becerilerini yazılı kayıtlara göre biliyorsak, bu bölgede binlerce yıldır var olan en güçlü üzümlerden birinin de Kalecik Karası olduğunu bugünkü bilimsel araçlarla saptayabiliyorsak, sanki Hititler’in gözde üzümünün Kalecik Karası olma şansı oldukça yüksek, değil mi?

 

Spekülatif çıkarımları bir yana bırakırsak bugün Türk şarap üreticilerinin üzerinde en çok çalıştıkları üzümlerden birisinin Kalecik Karası olduğu tartışma götürmez. Kalecik Karası üzümünü diğer üzümlerden ayıran yanlarından birisi zarif tanen yapısına karşılık güçlü ve kompleks meyve aromalarına sahip olması. Tanen yapısının çok güçlü olmamasına karşın, benzer özelliklere sahip olan Pinot Noir gibi Kalecik Karası da yıllanmaya yatkın şaraplar veriyor üreticilere.

 

Vişne suyu renginde, hafif-orta gövdeli, düşük asitli ve düşük tanenli şaraplar veren Kalecik Karası burunda çoğunlukla pamuk şekeri, çilek, ahududu; zaman zaman da kiraz ve vişne aromaları sunar. Uzun bitişlidir. Tavuk, ördek, hindi gibi kanatlılarla hazırlanmış yemeklere ve az baharatlı şarküteri ürünlerine mükemmel uyum sağlar.

 

BEPPE Şarap Menüsü’nde Kalecik Karası üzümünden yapılmış pek çok şarabımız olduğunu biliyor musunuz? Dilerseniz kısa bir tur atarak farklı üreticilerin özgün yorumlarıyla şekillendirdikleri bir çok Kalecik Karası örneğini inceleyebilirsiniz.