BEYAZ ŞARAPLIK 10 TÜRK ÜZÜMÜ

Anadolu ve Trakya yarımadalarının üzerinde kurulu olan ülkemiz, uygarlığın dönüm noktaları kabul edilen pek çok evrime ev sahipliği yapmış. Göçerlikten yerleşik yaşama geçişin, toprak kapların günlük yaşamda kullanımının, tarım ve hayvancılığın, işlenmiş gıdaların üretimine başlamanın ilk tohumları, üzerinde yaşadığımız topraklarda atılmış. Bütün bunların bu topraklarda olması elbette tesadüf değil. Bu bereketli topraklar, birçok endemik bitkiye de ev sahipliği yapmış.

Botanik alanında çalışan bilim insanlarının araştırmaları gösteriyor ki ülkemiz toprakları şarap üretmeye uygun yaklaşık otuz çeşit üzümün ortaya çıktığı topraklar olmuş. Bu üzümlerden beyaz şarap üretmeye uygun olan on tanesini daha yakından tanıyalım:

Çavuş

Kökeni konusunda tartışmalar olan Çavuş üzümü, hem Türkiye’de, hem de komşu ülkelerde daha çok sofralık üzüm olarak rağbet görür. Yakın zamanda başlayan şarap uygulamaları iyi sonuçlar vermiştir. İnce kabuklu meyveleri büyük salkımlar halinde gelişir. Kavun, narenciye ve yeşil elma tatlarının hissedildiği şarapları şişede olgunlaşmaya yatkındır.

Emir

Kapadokya bölgesinin karakteristik şaraplık üzümlerindedir. Yeşile dönük açık renkli, zarif, az-orta gövdeli, genç tüketilmesi tercih edilen şaraplar üretilmesine elverişlidir. Hem beyaz, hem de köpüklü şarap üretimi için kullanılmaktadır. Narince ve Sultaniye üzümleriyle başarılı kupajlar oluşturur.

Hasandede

Doğduğu bölgenin Orta Anadolu’nun Kırıkkale yöresi olduğu tahmin edilmektedir. Salkımları ince kabuklu, orta büyüklükte tanelerden oluşur. Sofralık üzüm olarak tüketildiği gibi pekmez yapımında da kullanılır. Sınırlı da olsa şarap üretimi yapılmaktadır.

Kolorko

Trakya bölgesine özgü Kolorko, neredeyse yok olma noktasındayken kazanılmış üzüm çeşitlerimizden birisidir. Kalın kabuklu tanelerinin kabuklarında bulunan kateçin adlı  maddeden ötürü sıkım esnasında dikkatle ezilmesi gerekmektedir. Asitli, derinliği olan, narenciye ve yabani ot tatlarının hissedildiği mineralli şaraplar üretilmesine elverişlidir.

Narince

Orta Anadolu’daki Tokat yöresinin özgün üzümüdür. İri, ince kabuklu, sarıya çalan yeşil renkli tanelerden oluşan büyük salkımlarda olgunlaşır. Şeker seviyesi düşük, hem taze tüketilmeye hem de fıçıda olgunlaşmaya uygun şaraplar verir. Portakal ve greyfurttan lime ve elmaya kadar uzanan geniş bir tat yelpazesine sahiptir. Hem bir başka Türk üzümü olan Emir, hem de Chardonnay ve Semillon üzümleriyle başarılı kupajları üretilmektedir.

Sıdalan

Kökeni Bozcaada olan üzümlerden birisidir. Bozcaada’nın yanı sıra adaya yakın anakarada da küçük bir alanda yetiştirilmektedir. Sınırlı sayıda üreticinin küçük miktarlarda şarap olarak işlediği Sıdalan, Vasilaki ve Semillon üzümleriyle kupaj olarak da piyasaya sunulmaktadır.

Sultaniye

Dünyada en geniş alanda ekimi yapılan Sultaniye üzümünün kökeninin Anadolu toprakları olduğu tahmin edilmekteyse de kesin bir sonuca varılamamıştır. Çekirdeksiz olması aynı zamanda sofralık ve kurutulmuş üzüm olarak da yaygın kullanıma ulaşmasını sağlamıştır. Hafif gövdeli, dengeli ve az şekerli şaraplar üretmeye elverişli olan Sultaniye, Emir ve Narince üzümleriyle hazırlanan kupajlarıyla da ilgi görmektedir.

Vasilaki

Bozcaada’nın bereketli topraklarının ev sahipliği yaptığı bir başka üzüm Vasilakidir. Büyük ama seyrek salkımlarda yetişen kalın kabuklu ve küçük taneli bir yapıdadır. Düşük asitli şaraplarında narenciye, portakal kabuğu ve karanfil tatları hissedilir. Şarabın içiminde sona doğru ağıza gelen hafif acılığıyla ayırt edilir.

Yapıncak (Kınalı Yapıncak olarak da bilinir.)

Trakya’nın güney kesimlerinde ortaya çıktığı tahmin edilmektedir. İnce kabuklu, kahverengi lekeleri olan tanelere sahiptir. Yapıncaktan orta gövdeli, düşük asitli, elma, armut, ayva aromalarını hissettiren şaraplar elde edilir. Şekeri düşük, kremayı çağrıştıran şarapların yanı sıra Yapıncak asmasının yaprakları da salamuraya elverişlidir.

Çakal (Eski Üzüm olarak da bilinir.)

Kaz Dağları’nın kuzeyinde sınırlı sayıda bağda üretilen ince kırmızı kabuklu bir üzümdür. Erken olgunlaşmasıyla çakalların gözdesi olan üzümün adı da buradan gelir. Kabuğundan sızarak gelen rengin etkisiyle çok açık renkli bir roze elde edilmektedir.