Pizza: Bir Dilim Tarih

Pizza Nasıl Doğdu ?

Günlük tüketimimizin ayrılmaz parçalarından birisi olan modern pizzanın ortaya çıkışının ilginç, bir o kadar da efsanevi bir tarihi vardır. Pizza, kelime anlamıyla ezilmiş ve yoğrulmuş anlamına gelir. Kıtlık ve zor zamanlar yaşayan İtalyan halkının ellerinde bulunan malzemeleri “yoğurdukları” hamurun üzerine “ezerek” koyup sonra da odun ateşinde kısa sürede pişirmesiyle ortaya çıkardığı lezzet, hem halkın gereksinimlerini karşılar hem de popüler bir yiyecek haline gelir. Napoli’de başlayan ve tüm ülkeye yayılan pizza; her şehrin kendine has yöresel ögelerine göre değişiklik gösterir. Dar gelirli yerel halkın hemen sevip kabullendiği pizzanın nasıl olup da tüm dünyada fenomen haline geldiğine gelin, birlikte bakalım.

Pizza Margherita’nın Hikayesi

 1860’lardan itibaren birleşme sürecine giren İtalya’da, Kral Umberto ve Kraliçe Margherita bu dönem boyunca ülkenin pek çok bölgesini ziyaret ederler. Bu ziyaretlerden birisi de 1889’da gerçekleşen Napoli gezisidir. Klasik saray mutfağından sıkılan Kral ve Kraliçe şehre özgü yerel lezzetleri denemek için Da Pietro Pizzeria’dan (Pizzeria Brandi olarak da bilinmektedir) pizza isterler. Pizzanın dilimlere sığmayan hikâyesi işte bu isteğin yerine getirilmesiyle başlar. Raffaele Esposito adındaki halkın içinden gelen bir pizza şefi, üzerinde eşsiz mozarella peyniri, yemyeşil fesleğen ve taptaze domatesle birleştirilmiş pizzayı Kraliçeye sunar.  Pizzaya bayılan Kraliçe, bu kadar lezzetli bir yemek hazırladığı için Esposito’ya teşekkür mektubu yazar. Bu tarihten sonra, pizza artık sadece fakir ve aç olan halkın değil, aynı zamanda zengin aristokratların da hayatlarına girer. Kraliçe Margherita’nın beğenisini kazanan bu basit bileşenli pizza, bu tarihten sonra Pizza Margherita olarak anılacaktır.

Dünyanın En  İyi Pizzaları…

Pizza, dünya yolcuğuna çıkmadan önce kendi ülkesinde bile çok sınırlı yerlerde bilinmekteydi. Pizza denilince akla ilk gelen şehir şüphesiz Napoli’dir. Her sokakta pizzeria’lar ile karşılaşabileceğiniz bu şehirde; pizza şefleri çok genç yaşta fırının başına geçerek bu fenomeni en lezzetli şekilde icra etmek için gereken sanatı öğrenirler. Dünyanın en lezzetli pizzalarını tadabileceğiniz Napoli; dünyanın en iyi pizza şeflerine de ev sahipliği yapar.

Pizzanın Göç Hikayesi

Pizzanın nesilden nesillere aktarılmasında İtalya’nın önemi elbette yadsınamaz, fakat bu kadar geniş bir coğrafyaya yayılması, bu lezzetin İtalya’dan çok daha kozmopolit bir kültüre, Amerika’ya yolculuğu ile gerçekleşir. Yeni bir hayat kurmak isteyen ve güzel bir gelecek uğruna anavatanlarını terk etmek zorunda kalan bir grup Napolili, çıktıkları bu yolda aslında dünyanın en çok tüketilecek besininin tarifini yanlarında götürdüklerinin farkında bile değillerdir. Düşündükleri tek şey hızlı ve doyurucu bir yemek çözümüdür. Tarihin zorlu zamanlarından kurtulmak adına, yeni umutlar vaat eden Amerika’ya göç eden bir grup İtalyan, kendi topraklarında alıştıkları tatları en pratik şekilde tüketmelerini sağlayacak pizza tarifini de yanlarında götürürler. Bu tariflerle yerleştikleri Amerikan şehirlerindeki halka, hazırlanması hızlı, tüketilmesi kolay ve lezzetli bir öğün sunarlar. Hem işlevselliği, hem de lezzetiyle Yeni Dünya halkı tarafından çok sevilen ve vazgeçilmez bir öğün haline gelen pizza, artık tek bir halka mal edilemeyecek kadar büyür. Yıllar içinde gıda sektörünün engellenemez gelişimi, bazı Amerikalı girişimci ve yatırımcıların inovatif çalışmaları sonucunda eklenen malzemeler ve sunum şekilleriyle pizza, tüm dünyada en çok tüketilen üç yemekten biri haline gelir.

Pizzanın Amerika Macerası

Amerika’da kayıtlı ilk pizzacıyı Gennaro Lombardi 1905 yılında açar. Manhattan’da İtalyan mahallelerinin arka sokaklarında yüzlerce pizza satar. Günümüzde yeri değişmiş olsa bile aynı fırını kullanarak faaliyetini sürdürmektedir. 1930’lara geldiğimizde pizza sektörü tam anlamıyla fenomen haline gelir. Birçok başarılı girişimcinin öncülüğünde komşu eyaletlere sıçrayan “pizza” ve “pizzacılık” akımları, sırasıyla New Jersey ve Boston’a ulaşır. 1943 yılında Ike Sewell, Amerika’nın Chicago eyaletinde Uno’s adında bir pizzeria açar. Pizzaya kendi yorumunu katarak tüm dünyada Chicago-style adıyla bilinecek bir pizza tarzı yaratan Ike Sewell, pizzanın Amerika yolculuğundaki dönüm noktalarından birisi olur.

Pizza Sektörü Doğarken…

Pizza, ulaşımda meydana gelen değişimlerle dünya küçülünce, kıtadan kıtaya hızla yayılmaya başlar. Pizzaya gösterilen büyük ilgi ve küreselleşen dünya dinamikleri, üretim süreçlerinde sağlanan iyileştirmelerin de katkısıyla pizzanın başlı başına bir sektör haline gelmesini sağlar.  2. Dünya Savaşından ülkelerine geri dönen askerler, cephedeyken yedikleri pizzaları elbette evlerinde de yemeye devam etmek isterler. Ira Nevin adındaki bir askerin gazla çalışan pizza fırınını icat etmesi sayesinde birçok taverna ve restoran menülerinde pizzaya yer vermeye başlar.

            Pizza, giderek insanların hayatında sadece bir besin kaynağı olmaktan çıkıp bir yaşam tarzı olarak yer edinmeye başlar. Geniş kitlelere ulaştıkça pizzanın gıda ürünleri arasındaki pazar payı giderek büyür. ‘Pizza Sanayisi’ teknolojik gelişmelerin ardından pazarlama ve reklamcılığın da yardımıyla artık yeni bir ekonomik kulvar haline gelir. Pizza devi bazı firmalar ilginç kampanyalar üreterek hedef kitlelerini büyütmeye odaklanırlar. Yürütülen kampanyalar pizza tüketen kitleyi beklenenden çok daha fazla büyütmeyi başarır. Bunu fırsat bilen yeni yatırımcılar, yeni isimlerle sektöre hızlı girişler yaparlar.

Pizzalar Evlerimize Girer

Pizza o denli sevilen bir ürün haline gelir ki insanlar malzemelerini edinip kendi evlerinde yapma konusunda arayış içine girerler. 1950’li yıllarda Celentano Brothers, pizzayı dondurulmuş bir halde satabilmek için bir proses geliştirirler. Artık gelir düzeyi ne olursa olsun yüzbinlerce evin ayrılmaz bir parçası haline gelen buzdolapları, dondurulmuş pizzanın muhafaza edilmesi için gerekli her şeye sahiptir. Çözülmesi için dışarı çıkarılan pizza, “klasik” bir öğün hazırlamak için ihtiyaç duyulan süreye kıyasla çok daha hızlı bir şekilde tüketime hazır hale gelivermektedir.

Pizzadaki Global Lezzet Algısı

            Pizza basitliği ve kolaylığıyla insanların günlük yaşam dinamiklerindeki bir numaralı tercih halini almaya başlar. Anavatanı olan İtalya’dan, popülerleşmesini sağlayan Amerika’ya olan serüveni çok kısa bir sürede tüm dünyaya yayılır. Ülkelerin ve toplumların ihtiyaçlarına göre şekillenen pizzalar; demografik ve sosyokültürel yapılarına göre çeşitlilik arz eder. Doğudaki ülkeler daha çok baharatlı ve bitkisel ürünleri kullanırken, batılı toplumlar ağırlıklı olarak et ve türevi malzemelere yönelirler. Güney insanları daha çok zeytinyağlı ve hafif malzemeler kullanırken kuzeyde yaşayanlar daha yağlı ve bol malzemeyi tercih ederler. Yani tüketicilerin yaşadıkları iklim koşullarının zorunlu kıldığı beslenme biçimleri ve ihtiyaçlarıyla ülkelerin üretim kısıtlamaları pizza içeriklerinde de etkilerini gösterir.

            Küreselleşen dünya ve artan nüfus ihtiyaçlarına göre gelişen ve büyüyen gıda endüstrisinde hala en çok tercih edilen ürünlerden biri olan pizza, 2000’li yıllara gelindiğinde bir fastfood olarak tüm coğrafyaya yayılmış, dev zincir markalarla bireysel tüketicilere ulaşmış durumdadır.

 Geleneksel tariflerden uzaklaşarak pizzayı doğduğu günlerden çok daha farklı hallere getirmiş bu endüstrinin yanında hala bu İtalyan lezzetini doğduğu topraklardaki tarif ve tekniklerle hazırlayan pizzeria’lar da mevcut. BEPPE, geleneksel pizza algısını, yaşadığımız toprakların ve kültürün ortaya çıkardığı otantik ürünlerle zenginleştirerek, kendi gastronomik bakış açısı ve dokunuşuyla yarattığı lezzetleri konuklarına sunuyor.