MODA’NIN GERÇEK SAHİPLERİ

Moda’nın kaldırımlarında düz bir çizgi üzerinde yürümek mümkün değildir. Şehircilikte diğer bir çok toplumun çok ilerisinde olduğumuz için mi dersiniz? Belki. Ama bizim söylediğimiz bu değil. Moda kaldırımlarında yürürken kendi parselledikleri alanlarda sere serpe yatan köpeklerimiz sizi daima eğriler çizerek yürümeye mahkum eder. Para çekmek isteyenin parayla kendisi arasındaki en büyük engel yerde boylu boyunca yatan Zagor’dur, mesela. Moda Caddesi, ondan sorulur.

BEPPE’yi işletmeye başladığımız ilk yılımızın ortalarında, yaklaşan 2011 yılı için bir takvim hazırlamaya karar verdik. Takvimin içeriği üzerinde sir süre düşündükten sonra konunun Moda’nın köpekleri, proje adının da “Moda’nın Leydileri ve Serserileri” olmasına karar verdik. Büyük çoğunluğunu Modalı fotografçı dostumuz Nazım Timuroğlu’nun çektiği resimlerle hazırlanan takvim, gören herkesi çok duygulandırdı. Paspas’ı, Toto’su, Arsız’ı, Tarçın’ıyla Moda’nın kimliği haline gelmiş pek çok dört ayaklı komşumuz bir yıl boyunca masalarımızın üzerini süsledi.

Yıllar sonra facebook paylaşımlarından birisinde gördüğümüz haberle içimiz sızladı. Moda’nın ara sokaklarındaki bir trafik kazasında takvimin starlarından birisini, Tarçın’ı kaybetmiştik. Sürücüye duyulan öfke Nuh tufanını aratmayacak şiddetteydi ama artık olan olmuştu. Tarçın kendi küçük dünyasının sınırlarından taşmış, her gün yanından akıp giden komşularıyla adına sevgi dediğimiz çok güçlü bir bağ kurmuştu. Aslında gösterilen şiddetli tepki, ona duyulan sevginin negatif karşılığı olmuştu. Komşularımız arasından köpek sevgisini hepimizin bildiği Sennur Hanım, Tarçın’a duyulan sevgiyi yaşatmaya kararlıydı. Kendisi gibi köpek sevdalısı heykeltraş dostumuz İskender Giray’la birlikte Tarçın’ı heykel olarak Moda’da yaşatmaya karar verdiler. Tarçın heykelinin yapım süreci, pişmiş tavuğun başına gelenler kadar zorlu ve yorucu oldu. Ama sonunda Tarçın heykeli tamamlandı. Şimdi Moda Caddesi’nin bitimine doğru yaklaştığınızda denize doğru yürürken kaldırımın köşesinde, yastığı üzerinde oturan Tarçın heykelini görebilirsiniz.

Her gün işe yürürken bölgenin köpeklerinin arasında geçiyorum. Kimi zaman havanın boğucu sıcağıyla pestil gibi yere yapışmış uyuyorlar, kimi zaman kapı girintilerinde yağmurun geçmesini bekliyorlar, kimi zaman bu bölgeye yakıştırmadıkları hemcinslerimize düşüncelerini hırlayıp havlayarak ifade ediyorlar. Ama artık aralarında Tarçın yok.

Heykelin olsa da biz seni özlüyoruz Tarçın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir